Ayaklarıyla ezip fıçıya mı bastılar seni
Nefti kasnaklı bir fıçıya,
Aldırma, kara üzüm !
Sen, o Kırmızı Şarabına doğru
İçten içe
Harıl harıl
Çalışmana bak, iki gözüm !
Ayaklarıyla ezip fıçıya mı bastılar seni
Nefti kasnaklı bir fıçıya,
Aldırma, kara üzüm !
Sen, o Kırmızı Şarabına doğru
İçten içe
Harıl harıl
Çalışmana bak, iki gözüm !
Bir çift yaprakmış dalında yumuşacık
TutmuÅŸum, tutmuÅŸum ellerinden senin
Düşmüşüz yavaşça bir sakin derenin
İçindeymişik, yeşilmişik, sazmışık
Balıklar gibiymiş sessiz ve karanlık,
Yüzermiş saçların, yüzermiş nefesin
Susarmışız öyle, bir sakin derenin
İçindeymişik, yeşilmişik, sazmışık
ünzile insan dölü
on kardeş beşi ölü
büyüdükçe unufak
ve gelir de görücü
inci gibi diÅŸi
görücü bilir işi
söğüdüm ağlar gider
olur hatun kiÅŸi
varmadan sekizine
ergin oldu ünzile
hem çocuk hem de kadın
onikisinde ana
bir gül gibi al ve narin
bir su gibi saydam ve sakin
susar kadın ünzile
yağmuru kim döküyor
ünzile kaç koyun ediyor
dayaktan uslanalı
hiçbir şey sormuyor
korkar durur gitmez
köyün en son çitine
inanır o sınırda
dünyanın bittiğine
ünzile insan dölü
bilinmezlere gebe
sırların mihnetini
yükleyip de beline
varmadan sekizine
ergin oldu ünzile
hem kadın hem de çocuk
onikisinde ana
bir gül gibi al ve narin
bir su gibi saydam ve sakin
susar kadın ünzile
Aysel Gürel

Ünlü ÅŸairlerin ÅŸiirlerini içeren 2 perdelik müzikli ÅŸiirsel gösteri…
21-26 Nisan ve 3-10 Mayıs tarihlerinde sahnedeyiz…
İletişim:
Umur Köksal: 0505 432 84 23, e-mail: umurkoksal@yahoo.com
Hişt hacı yaylan bakalım
Closed dedik be adam
Pazdos c’est fini
Başını bekley’cek deÄŸiliz a sabaha kadar
Uyan bre taş arabası
Gözünü seveyim çileden çıkarma beni
Go home hacı go home
Aman beyim alah razı olsun senden
Bişeyler söyle şu dürzüye
Kanımı kuruttu iki saattir
Ne
Asansöre mi binmiş dedin
Fırt inip fırt çıkıyormuş
Hay yedi kat yerin dibine geçsin
Yıl oldu bu masaya çörekleneli
Waiter aşağı waiter yukarı
Bir buçuk şise viski yuvarladı en azından
Külahıma anlatsın o bu palavraları
Yok efendim buralarda deÄŸilmiÅŸ kendisi
MemleketindeymiÅŸ
New York mu ne karın ağrısıysa
Yüz katlı bir binadaymış
Asansörcülük edermiş
Üstünde kırmızı yelek
Altında siyah pantol
On saattir nöbetteymiş de
GeberiyormuÅŸ uykusuzluktan
İne çıka zifire kararmış
Kara su inmiş ayaklarına
YediÄŸi naneye bak
Beni de patron sanmış
Hiç güleceğim yoktu beyim
Sahi korkmuÅŸ mu herif
Ya kovarsa beni diyor ha
İş başında uyumasın itoğlu
Kovarım tabiy
Evde karısı varmış bekleyen
İki de oğlan çocuğu
Öyleyse aklın nerdeydi ulan
Edebinle çalışaydın
Siz söyleyin beyim öyle di’mi yani
Allah layığını versin beyim
Herif sahiden korkuyor benden
Hadi hacı yürü bakalım
Bırak bu patron polimlerini
Öyle ötlek ötlek bakma yüzüme
Ha şöyle dayan koluma doğrul
Ben de yorgunum a ziyani yok
Bir de taksi buluruz sana
Ha gayret aslanım ha gayret
Çoğu gitti ayı kaldı
Güneş zaptediyor gözlerini
Kar çiçeklerine belenmiş
Balarılarıyla
Döşeğin kara kışta
Bu tahtaboÅŸa seren
Şaşkın şaire meheldir
Düş bir yaş dalından düşerse
Nereye düşer hiç düşündünüz mü?
Yerde bir iz kalmayacak mı izdüşüm?
Düşen yaş dalından düşünce
Gözlerinizdedir pınarı
Bir yaş bir daldan düşünce
Kökündedir yaşı
Bir yaş düşer bir daldan
Hepimizin ölen arkadaşı
Ve çok eskilere dair bir düşünce
Baksana Samaripa
Şu gümüşü bacaya!
Ne güzel kesmiş tenekeyi tentene!
Güneş de vurmuş üstüne...
Ve salkım salkım sakalları
Rüzgarda saçaklanan bir duman
Arkadaki Papaz Okulu�un
Çamlarını çulluyor
Baca deÄŸil, buhurdan...
Alt katta da o dumanın ısıttığı suyla
Sakız gibi bir kız yıkanıyor
Ve Sakız Adası gibi köpükte
Yuvarlanıp gidiyor g..leri
Sevgili dostum
Öyle göreceğim geldi ki seni
Burnumda tütüyorsun...
Ha, onu soracaktım
Sen hiç lohuk yedin mi?
Ben ki tatlı sevmem
Nefis biÅŸey
Onat’a merhamet deÄŸil, çok
acındım
Sanki içimden, bileğim değil,
Bir dal kırıldı.
Nerdeyse dünyaya değil,
İnsanlara değil,
Kendime sevgim azaldı.
Azmak için değil, öldürmek için
deÄŸil,
Kimseyi deÄŸil,
Zâten kimsesiz kaldım.
Parasız kaldım
At yarışında kaybetmişçesine.
İshak.
2009-2010 Can Yücel Anısına...
Can Yücel