Search results for ""sevgi""

Sevgi Duvarı

Sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi Dilimizde akşamdan kalma bir küfür Salonlar piyasalar sanat sevicileri Derdim günüm insan içine çıkarmaktı seni Yakanda bir amonyak çiçeği Yalnızlığım benim sidikli kontesim

NEŞE YE SONE

Yakın gözlüğümü yitirdim Yitirince seni kadın- Doğumun ardından Çatladı kapı sanki Öyle uzak bir doğu ki her şey Görünmüyor burnumun ucundan Çiğnenecekmiş gibi geliyor hep Geçerken kıtadan kıtaya Ters bir dizeye rastladım demin Taburcuymuş, öyle dedi Çıkışını yaptırıyormuş acundan Lâf! Ne sen ne ben sevgilim Öldükse ölümden değil Sevişmenin acısından

EĞER

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler, arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer. Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer. Utanılacak bir şey değildir ağlamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık, çalınan birinin kalbiyse eğer. Korkulacak bir yanı yoktur aşkların, insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer. O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses, hiçbir zaman duyulmasaydı eğer. […]

Hangi Atatürk?

Kimininki kalpaklı kiminki fraklı, kimi sert kimi güler yüzlü… Herkes kendine göre bir Atatürk portresi çiziyor. Peki bunların hangisi gerçek Atatürk? Ben gözümle görmedim, anlattılar: Atatürk, Anadolu’nun direniş ruhunun nasıl örgütlendiğinden söz ederken ‘küçük kıvılcımlardan büyük yangınlar doğabileceğini’ söylemiş. Sonra bu söz “Küçük kıvılcımlar, büyük yangınlar doğurur” diye pankart olup asılmış. Nereye biliyor musunuz? İtfaiyenin girişine… Erbakan’dan Çelik’e kadar Ne demek istediğimizi anlatmak için Atatürkçüler listesine şöyle bir göz atmak […]

Gider İçerdi Can Baba… Kendisine acımadan ama…

Can Baba, hatırlar mısın, bir akşam, arkadaşlarla Kuzguncuk’taki evinize gelmiştik… Evde senden başka kimse yoktu. Yapayalnızdın. Sevgilisi terk etmiş liseli bir öğrenci gibi çaresizdin. Bütün ışıkları, televizyonu, radyoyu açsan da evde garip ve hüzünlü bir sessizlik vardı. …Oysa insanların, bir tutam neşe,öfke, coşku, yaşam sevinci koparmak için uğraştığı, sevinçli ve kutsal bir bahçeydi, eviniz… “Güler, evi terk etti,” dedin neredeyse,ağlamaklı…Önce inanmadık.Çünkü eşin, Güler Ablam, bildiğimiz kadarıyla sana aşıktı ve seni […]

Kadın Dediğin

Bu şiir Can Yücel’e ait değildir. Kadın dediğin iyi sevişecek arkadaş.Koyun gibi yatmayacak, kımıl kımıl olacak yatakta.Aklını başından alacak ama, aklını sadece bununla yormayacak.Delireceksin ama delirmen hastalıktan olmayacak.Uzanıverdi mi yanına boylu boyunca, göğsünde atan kalbinin yerine koyacaksın kendini, ruhunu, herşeyini.Aşksız yatmayacak yatağa ve sen bunu bileceksin. Kadın gibi kadın olacak kadın dediğin, çıtır çerez niyetine yemediğin.Bir gecelik değil, ömürlük olacak ömürlük.Yıllara rehaveti değil huzuru taşıyacak.En seksi leydi olmayı da bilecek,hanım […]

Dostum Samaripa’a Mektup

Baksana Samaripa Şu gümüşü bacaya! Ne güzel kesmiş tenekeyi tentene! Güneş de vurmuş üstüne… Ve salkım salkım sakalları Rüzgarda saçaklanan bir duman Arkadaki Papaz Okulu�un Çamlarını çulluyor Baca değil, buhurdan… Alt katta da o dumanın ısıttığı suyla Sakız gibi bir kız yıkanıyor Ve Sakız Adası gibi köpükte Yuvarlanıp gidiyor g..leri Sevgili dostum Öyle göreceğim geldi ki seni Burnumda tütüyorsun… Ha, onu soracaktım Sen hiç lohuk yedin mi? Ben ki tatlı […]

KİMESNE ÖLDÜ

Onat’a merhamet değil, çok acındım Sanki içimden, bileğim değil, Bir dal kırıldı. Nerdeyse dünyaya değil, İnsanlara değil, Kendime sevgim azaldı. Azmak için değil, öldürmek için değil, Kimseyi değil, Zâten kimsesiz kaldım. Parasız kaldım At yarışında kaybetmişçesine. İshak.

Rengarenk

Bir yelkenli bayrağı al – – Mor da olabilir – – Almış yaprağına rüzgârı Rumca bir şarkı patlatıyor Denizin gözüne gözüne

Neşe Ye Sone

Yakın gözlüğümü yitirdim Yitirince seni kadın- Doğumun ardından Çatladı kapı sanki Öyle uzak bir doğu ki her şey Görünmüyor burnumun ucundan Çiğnenecekmiş gibi geliyor hep Geçerken kıtadan kıtaya Ters bir dizeye rastladım demin Taburcuymuş, öyle dedi Çıkışını yaptırıyormuş acundan Lâf! Ne sen ne ben sevgilim Öldükse ölümden değil Sevişmenin acısından

Martılar Ki

Günlerdir körköstebek nefsimle öyle hırlı Ve öylesine harlı ki esrik nefesim Bir kibrit tutsam parlayacak. Bir sarnıç gemisi diyecekler alev almış Boğazın iki yakasından Oysa bir gaz tenekesiyle bir şişe mavi Gelişi güzel mi güzel bir ocak Suların ortasında sevgili öfkemle benim Yanacak bahar erişinceye değin Soğuktan morarmış kanatlarını ısıtsın diye martılar Martılar ki sokak çocuklarıdır denizin

Herşey Sende Gizli

Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç… Sevdiklerin kadar iyisin

Aşk Ve Ayakkabı

Bu şiir Can Yücel’e ait değildir. Asklar da ayakkabilar gibidir… Bazilari çamur yagmur, toz toprak kar buz gibi her türlü “kötü hava” kosullarina dayaniklidir.Bazilari ise ummadiginiz kadar kisa zamanda çabucak “yamulur” ilk yagmurlu havada “alti açilir” veya güzel havalarda bile “iki günde bozulup” gider.

Dostum Samaripa Ya Mektup

Baksana Samaripa Şu gümüşü bacaya! Ne güzel kesmiş tenekeyi tentene! Güneş de vurmuş üstüne… Ve salkım salkım sakalları Rüzgarda saçaklanan bir duman

Denli

Deniz ki pirinç semaver En sakin deminde çayın Çınnnn Mineli fincan elinde Kıraathanesine Yeats ile Pavese’nin Buyrun…

Buluşmak Üzere

Diyelim yağmura tutuldun bir gün Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek Öbür yanda güneş kendi keyfinde Ne de olsa yaz yağmuru Pırıl pırıl düşüyor damlalar Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın Dar attın kendini karşı evin sundurmasına İşte o evin kapısında bulacaksın beni

Akis

Sen çaldıkça Teodorakis Bir mor yağıyor üstüme… Dudaklarım öpüşmekten mosmor… Bir putum sanki ilahilerle denize fırlatılmış Ve bir deniz yağıyor üstüme Bakma sen sevgili Teodorakis

Buluşmak Üzere

Diyelim yağmura tutuldun bir gün Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek Öbür yanda güneş kendi keyfinde Ne de olsa yaz yağmuru Pırıl pırıl düşüyor damlalar Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın

Herşey Sende Gizli

Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç… Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Anladım

Bu şiir Can Yücel’e ait değildir. Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım. Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış, Kendi yolumu çizdiğimde anladım.. Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil.. Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.. Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış, Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..

EĞER

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler, arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer. Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer. Utanılacak bir şey değildir ağlamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık, çalınan birinin kalbiyse eğer. Korkulacak bir yanı yoktur aşkların, insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

Buluşmak Üzere

Diyelim yağmura tutuldun bir gün Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek Öbür yanda güneş kendi keyfinde Ne de olsa yaz yağmuru Pırıl pırıl düşüyor damlalar Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın Dar attın kendini karşı evin sundurmasına İşte o evin kapısında bulacaksın beni Diyelim için çekti bir sabah vakti

Akis

Sen çaldıkça Teodorakis Bir mor yağıyor üstüme… Dudaklarım öpüşmekten mosmor… Bir putum sanki ilahilerle denize fırlatılmış Ve bir deniz yağıyor üstüme Bakma sen sevgili Teodorakis Açgözlü güvercinlerin didiştiklerine! Avluların o en çakırkeyiflisine Mısır daneleri gibi serpilmişler ama Mısır danesi değil ki bu adalar

Bilmelisin ki…

Bu şiir Can Yücel’e ait değildir. Bilmelisin ki… Bilmelisin ki … Duvarda asılı diplomalar insanı insan yapmaya yetmez. Bilmelisin ki … Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır. Bilmelisin ki … Karsındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.